← Tüm yazılarEğitim

Bazı Köpekler Yorulmaz, Sadece Daha Fazla Uyarılır

· · 6 dk okuma

Bazı Köpekler Yorulmaz, Sadece Daha Fazla Uyarılır

Bir Köpeğin Yorulması Ne Demektir?

Bir köpeğin bütün gün hareket etmesi, onun gerçekten yorulduğu anlamına gelmez.

Bazen saatlerce koşar, top kovalar, parklarda dolaşır, başka köpeklerle oynar ve eve döndüğünde hâlâ yerinde duramaz.

Sahibi ise şaşkındır:

“Bu köpek nasıl hâlâ enerjik olabilir?”

Çünkü çoğu insan yorgunluğu yalnızca beden üzerinden değerlendirir. Oysa köpeklerde yorgunluk, sadece kasların çalışmasıyla oluşmaz. Bazen beden yorulur ama zihin daha da uyanır. Bazen köpek hareket ettikçe sakinleşmez; tam tersine, daha fazla uyarılır.

Ve biz bunu çoğu zaman enerji sanırız.

Hareket Etmek Her Zaman Rahatlamak Değildir

Köpeklerin hareket etmeye ihtiyacı vardır. Yürümek, koşmak, keşfetmek ve çevreyi koklamak onların doğal ihtiyaçlarıdır.

Fakat hareketin her türü aynı sonucu doğurmaz.

Bir köpeğin sürekli top peşinde koşturulması, aralıksız oyun oynatılması veya her gördüğü köpekle etkileşime sokulması dışarıdan bakıldığında “çok güzel vakit geçiriyor” gibi görünebilir.

Ama bazı köpekler bu aktivitelerden sonra gevşemez.

Daha hızlı nefes alır. Daha fazla etrafı kontrol eder. Daha kolay havlar. Daha çabuk tepki verir. Evde bir türlü duramaz. En küçük sese bile karşılık verir.

Çünkü köpek yalnızca hareket etmemiştir.

Aynı zamanda sürekli olarak uyarılmıştır.

Her top atışı bir beklenti yaratmıştır. Her hareket yeni bir heyecan oluşturmuştur. Her köpek karşılaşması, her ses, her koku ve her çevresel değişim zihninde yeni bir kapı açmıştır.

Beden eve gelmiştir.

Ama zihin hâlâ dışarıdadır.

Yorgunluk ile Uyarılma Arasındaki Fark

Sahada yıllar içinde farklı karakterlerde birçok köpekle çalışırken en sık karşılaştığım durumlardan biri şudur:

Köpek sahibi, köpeğini yormak için daha fazla aktivite ekler. Köpek sakinleşmeyince aktiviteyi daha da artırır.

Bir saat yürüyüş yetmez, iki saat olur. Top oyunu yetmez, daha uzun oynanır. Evde duramıyorsa tekrar dışarı çıkarılır. Hâlâ hareketliyse “daha çok egzersiz yapması lazım” denir.

Oysa bazı köpeklerin ihtiyacı daha fazla hareket değil, daha az karmaşadır.

Çünkü sürekli uyarılan bir köpek, sakinliği kendi başına bulmakta zorlanabilir.

Bu durum özellikle yüksek dürtülü, çevreye duyarlı, çalışma isteği yüksek veya kontrol edilmesi zor köpeklerde daha belirgin görülür. Bu köpekler çoğu zaman enerjik oldukları için değil, çevreden gelen her bilgiyi fazlasıyla önemsedikleri için duramazlar.

Bir yaprak hareket eder. Bir kapı kapanır. Bir insan geçer. Bir köpek havlar. Bir kuş uçar.

Ve köpeğin zihni her defasında yeniden çalışmaya başlar.

Bu, yalnızca fiziksel enerji meselesi değildir.

Bu, köpeğin uyarılma seviyesini yönetebilme meselesidir.

Her Eğlence Sakinlik Getirmez

İnsanlar köpeklerini mutlu etmek ister. Onlarla oyun oynar, parka götürür, yeni yerlere çıkarır, sürekli ilgilenir.

Bu sevginin içinde kötü bir niyet yoktur.

Ama bazen iyi niyetle yapılan şeyler, köpeğin sakinleşme becerisini zayıflatabilir.

Çünkü köpek her sıkıldığında eğlendiriliyorsa, her huzursuz olduğunda dışarı çıkarılıyorsa, her hareketlendiğinde oyun başlatılıyorsa bir süre sonra kendi kendine durmayı öğrenemez.

Kendi içindeki boşluğu sürekli dışarıdan gelen bir hareketle doldurmaya başlar.

Sessizlik ona zor gelir.

Beklemek anlamsızlaşır.

Hiçbir şey yapmadan durmak, köpek için dinlenmek değil; katlanılması gereken bir durum hâline gelir.

İşte bu noktada bazı köpekler yorulmaz.

Çünkü onlara dinlenmek hiç öğretilmemiştir.

Sakinlik de Bir Beceridir

Bir köpeğin sakin olması yalnızca karakter meselesi değildir.

Sakinlik, birçok köpekte zamanla gelişen ve doğru şekilde öğretilmesi gereken bir beceridir.

Köpek; bir şey olmadan beklemeyi, her sese tepki vermemeyi, her gördüğü canlıya yönelmemeyi, oyunun bitmesini kabul etmeyi, sahibinin yanında hiçbir şey yapmadan durabilmeyi ve çevresini sürekli kontrol etmek zorunda olmadığını öğrenmelidir.

Bu, köpeği pasifleştirmek değildir.

Tam tersine, köpeğin kendi davranışlarını yönetebilmesini sağlamaktır.

İyi eğitilmiş bir köpek yalnızca komutları yerine getiren köpek değildir. Ne zaman hareket edeceğini bildiği kadar, ne zaman duracağını da bilen köpektir.

Çünkü gerçek kontrol, sadece harekete geçebilmek değildir.

Gerektiğinde hareketsiz kalabilmektir.

Köpeğinizi Sürekli Meşgul Etmek Zorunda Değilsiniz

Bazı sahipler köpeklerinin boş kalmasından endişe eder.

“Köpeğim sıkılmasın.” “Enerjisini atsın.” “Evde canı sıkılmasın.” “Bir şeylerle uğraşsın.”

Bu düşünceler anlaşılır.

Fakat köpeğin hayatındaki her boşluğu doldurmak, onun zihinsel olarak güçlenmesini sağlamaz. Bazen tam tersine, köpeğin kendi kendine oyalanma ve sakinleşme kapasitesini azaltır.

Köpek her an eğlendirilmeyi beklememeli.

Her an bir aktivite yapılması gerekmemeli.

Her sessizlik bozulmamalı.

Her huzursuzluk hemen bir oyunla çözülmemeli.

Köpeğin bazen sadece yatmasına, çevreyi izlemesine, uyumasına ve hiçbir şey yapmamasına izin verilmelidir.

Çünkü yaşam yalnızca hareketten oluşmaz.

Bir köpek için gerçek denge, hareket ile durgunluk arasındaki geçişi öğrenebilmektir.

Bazı Köpeklerin Daha Fazla Disipline Değil, Daha İyi Bir Ritme İhtiyacı Vardır

Burada disiplinin önemsiz olduğunu söylemiyorum.

Disiplin, köpeğin hayatını anlamlı ve güvenli hâle getiren temel unsurlardan biridir. Ancak disiplin yalnızca komut vermek, yürüyüşte kontrol etmek veya istenmeyen davranışı durdurmak değildir.

Disiplin aynı zamanda bir ritim oluşturmaktır.

Ne zaman hareket edilecek? Ne zaman oyun oynanacak? Ne zaman çalışılacak? Ne zaman çevre keşfedilecek? Ne zaman dinlenilecek?

Köpek, hayatının her anını kendi dürtüleriyle belirlememelidir.

Çünkü dürtüleri her zaman doğru zamanı göstermez.

Bazen koşmak ister ama dinlenmeye ihtiyacı vardır. Bazen oynamak ister ama zihni zaten fazlasıyla uyarılmıştır. Bazen dışarı çıkmak ister ama aslında dışarıdaki yoğunluğu kaldıramayacak durumdadır.

İyi bir idareci, köpeğin yalnızca ne istediğine değil, neye ihtiyaç duyduğuna da bakar.

Bu ikisi her zaman aynı şey değildir.

Sakin Bir Köpek, Hayattan Kopmuş Bir Köpek Değildir

Köpeğinin sakin olmasını isteyen bazı sahipler, yanlış anlaşılmaktan çekinir.

“Acaba köpeğim yeterince mutlu değil mi?” “Çok mu pasif oldu?” “Eskisi kadar hareketli değil, acaba bir sorun mu var?”

Sakinlik ile isteksizlik birbirinden farklıdır.

Hayata ilgisini kaybetmiş bir köpek ile çevresini sürekli kontrol etmek zorunda hissetmeyen bir köpek aynı değildir.

Bir köpek oyun oynayabilir ama oyun bittiğinde durabilir. Dışarı çıkabilir ama eve döndüğünde gevşeyebilir. Başka köpekleri görebilir ama her birine tepki vermeyebilir. Çalışabilir ama çalışma sona erdiğinde dinlenebilir.

Bu, köpeğin mutsuz olduğunu değil, kendini yönetebildiğini gösterir.

Köpeğin bütün gün hareket etmesi onun iyi durumda olduğunu kanıtlamaz.

Bazen en sağlıklı gösterge, köpeğin hiçbir şey olmuyorken nasıl davrandığıdır.

Asıl Mesele Enerjiyi Yok Etmek Değil, Yönetmeyi Öğretmektir

Köpek eğitiminde amaç, köpeğin enerjisini tamamen ortadan kaldırmak değildir.

Enerji, doğru yönlendirildiğinde büyük bir güçtür.

Özellikle çalışma köpeklerinde yüksek dürtü, yüksek motivasyon ve çevreye karşı canlılık önemli özelliklerdir. Fakat bu özelliklerin bir anlam kazanabilmesi için köpeğin gerektiğinde kontrol edilebilmesi gerekir.

Sürekli çalışan bir motor, iyi bir motor değildir.

Ne zaman çalışacağını ve ne zaman duracağını bilen motor daha değerlidir.

Köpek de böyledir.

Onu sürekli koşturmak kolaydır.

Asıl mesele, hareket etmeden de dengede kalabilmesini sağlamaktır.

Çünkü köpeğin hayatındaki en önemli eğitimlerden biri bazen bir komut değil, bir bekleyiştir.

Bir kapının önünde beklemek. Bir oyunun bitmesini kabul etmek. Sahibinin yanında sessizce durmak. Çevrede hiçbir şey olmadan birkaç dakika geçirmek. Bir uyarana bakıp hemen harekete geçmemek.

Bunlar küçük gibi görünür.

Ama köpeğin iç dünyasında büyük bir düzen oluşturur.

Gördüğünüz Enerjinin Arkasında Ne Var?

Bir dahaki sefere köpeğiniz eve geldiğinde hâlâ duramıyorsa kendinize sadece şu soruyu sormayın:

“Bugün yeterince yoruldu mu?”

Bunun yerine şunu sorun:

“Bugün gerçekten dinlendi mi?”

Çünkü bazı köpekler çok hareket ettikleri için değil, hiç durmayı öğrenemedikleri için yorulmaz.

Bazı köpeklerin daha uzun yürüyüşlere değil, daha dengeli bir yaşama ihtiyacı vardır.

Daha fazla oyuna değil, oyunun nerede biteceğini öğrenmeye ihtiyaçları vardır.

Daha fazla uyarana değil, uyarılmadan da hayatın devam ettiğini anlamaya ihtiyaçları vardır.

Köpeğinizin enerjisini tüketmeye çalışırken, belki de ona en büyük iyiliği sakin kalmayı öğreterek yapabilirsiniz.

Çünkü iyi bir köpek yalnızca koşmayı bilen köpek değildir.

Ne zaman duracağını bilen köpektir.

Volkan Namruk — Köpek Eğitmeni • Çalışma Köpekleri ve Ev Köpekleri Eğitimi